22 Şubat 2011 Salı

tanrı aslında ışıktır

önce ışığı yok olur kulun
sonra ruhu ardından bedeni

çünkü tanrı bir ışık kaynağıdır
en bağlı olduğun zamanlarda gündüzleri güneş
geceleri aydır
biraz soğuyunca sokak lambası olur
sönmeden hemen önceki evredir tanrının mum hali

sonra yok olur senin gözünde
ve sende kaybolursun

aklınca yaşıyorsundur ama
bu kendini kandırmadan başka birşey değildir

pişmanlık takip eder tüm bunların ardını
'önemli olan pişman olmamaktır'
lafzından dem vuran cümleler çıkar karşına
her konuşmanda
okuduğun her kitapta
yediğin yemekte
tuvalette
balıkta
rakıda
sonra kendi dudaklarında rast gelirsin
bu iç burkan seni bir kez daha pişman eden cümleye
rüya içinde rüya görür gibi
kabustan kabusa uyanır gibi
pişman olduğuna pişman olursun

ama olursun
ve düşününce tanrı artık çok uzaklardadır

adım atsan takılacaksın
gözlerinin bir önemi kalmayacak artık
çünkü bundan sonra renkler olmayacak
ışık yok
ışık olmayınca
haliyle bir hayvan gibi
senden arta kalan canlıları sallamayıp
istediğin yeri kullanacaksın
yemek sonralarında
çünkü artık tuvaletlerin önemi kalmayacak

kimse görmeyecek seni
sende kimseyi göremeyeceksin
ve o aralar burnunun ucu dahi kimseden sayılacak

gözlerinden ve gönlünden elle tutulur bir acı duymayacaksın
ama onlar ziyadesiyle kavrulacaklar

ve işte son raddeye geldiğinde duygularını da kontrol edemeyeceksin
bir yere varamayan bakışların gibi
titremeni de

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder